- Sigara erkekleri daha farklı etkiliyor
- Kemik erimesi erkekleri de vuruyor
- Erkeklerde kısırlığa 'kök'ten çözüm
- Salona gitmeden kas yapabilirsiniz
- Kireçlenme en çok kadınları vuruyor
- Yıpranmış saçları kestirmeden onar
- Ceviz hafızanıza iyi geliyor
- Hafızanızı taze tutmak için bunu yapın!
- Sigara bıraktıran ilaçlar bedava olacak
-
Evde DiÅŸ Beyazlatma
Okunma Sayısı 7238
-
Şiddetli Öksürük ve Balgam için Elma Çayı
Okunma Sayısı 6136
-
Yeşil Çayın Bilinmeyen 7 Faydası
Okunma Sayısı 5616
-
Zayıflamak için birebir formül!
Okunma Sayısı 5016
-
Ahmet Marankiden Ödem Atıcı Kür Tarifi
Okunma Sayısı 4514
-
Suna dumankaya kırışıklıklar için özel tarif
Okunma Sayısı 3492
Kemik erimesi erkekleri de vuruyor
Halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen osteoporoz erkeklerde de önemli saÄŸlık sorunlarına yol açıyor.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. YeÅŸim Gökçe Kutsal, osteoporozun, dünya genelinde yılda 1.5 milyon kırığın etkeni olan ciddi bir toplum saÄŸlığı sorunu olduÄŸunu söyledi.
Osteoporozun önceleri daha çok kadınları etkilediÄŸinin düÅŸünüldüÄŸünü anlatan Kutsal, ancak yapılan araÅŸtırmaların bu hastalığın erkekleri de yakından etkileyen bir saÄŸlık sorunu olduÄŸunu ortaya çıkardığını bildirdi.
Kutsal, Türkiye Osteoporoz DerneÄŸi tarafından 18-89 yaÅŸları arasındaki 10 bin 489 kiÅŸi üzerinde yapılan kemik tarama ve saÄŸlığı araÅŸtırmasına göre, 45-65 yaÅŸları arasındaki erkeklerde sigaraya ve hareketsiz yaÅŸam tarzına baÄŸlı olarak bu hastalığın ortaya çıktığını belirtti.
Erkeklerde osteoporozun genelde kullanılan ilaçlara ya da bazı hastalıklara baÄŸlı olarak ortaya çıktığını ifade eden Kutsal, "Ancak, araÅŸtırmamıza göre özellikle emeklilik sonrasına denk gelen bu dönemde erkekler kahvehanelere kapanıp hareketsiz bir yaÅŸam sürmeye baÅŸlıyor. Bunun üzerine bir de sigara
kullanımı eklenince osteporoza yakalanmaları kaçınılmaz oluyor. Bu yaÅŸ grubundaki her 6-7 erkekten birinde osteoporoz görülüyor" diye konuÅŸtu.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Atalay da, Türkiye’de yaÅŸam süresinin artmasına paralel olarak bu hastalığın görülme sıklığının da arttığına iÅŸaret etti.
Hastaların yaÅŸam kalitelerinin bozulması ve oluÅŸan kırıklar nedeniyle önemli bir halk saÄŸlığı sorunu olan osteoporozun tedavisinin de ekonomiye büyük bir yük getirdiÄŸini ifade eden Atalay, ÅŸunları söyledi:
"Bu nedenle hastalıktan korunmak çok önemli. İlk adım toplumun kemik kütlesini doruk noktaya çıkartmak olmalıdır. Bunun için doÄŸum ve bebeklikten baÅŸlayarak doÄŸru beslenme alışkanlıkları geliÅŸtirilmelidir. Anne sütüyle beslenme, küçük yaÅŸlardan itibaren D vitamini ve yeterli kalsiyum alınması, güneÅŸ ışınlarından yeterince yararlanma son derece önemli. Bunların hepsi bir arada
olursa doruk kemik kütlesine ulaşılabilir. Hükümet politikaları bu noktada devreye sokulmalı. Gerekli önlemler alınırsa ilerde ülkemizde hastalığın görülme sıklığı azalabilir."
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksal Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Dinçer de, osteoporoz konusunda halkın bilinçlendirmesinin önemine iÅŸaret ederek, "Sessiz seyrettiÄŸi ve diÄŸer travmatik kırıklar gibi olmadığı için, bu hastalar omurga kırıklarının farkına varmaz.
Daha çok omuz ve sırt aÄŸrısı olarak algılanır ve yanlış tedavi uygulanabilir. Bu nedenle hem hekimlerin hem de hastaların tanı açısından daha fazla bilinçlendirilmesi gerekir" diye konuÅŸtu.
Hayat boyu kalsiyum yönünden zengin besinlerle, süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi gerektiÄŸini ifade eden Dinçer, "Bu kadar güneÅŸli bir ülkede yeterince D vitamininden yararlanamıyoruz" dedi.
Cenevre Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Profesörü ve Uluslararası Osteoporoz Vakfı Temsilcisi Rene Rizzoli ise, hastalıkla mücadelenin 3 ayağının, hasta ve hekimlerin bilinçlendirilmesi ve yetkili mercilerin hastalığın halk saÄŸlığı üzerinde tehdit olduÄŸunun farkına varması olduÄŸunu söyledi.
50 yaÅŸ üzerindeki 2 kadından ve 5 erkekten birinde bu hastalığın görüldüÄŸüne dikkati çeken Rizzoli, dünyadaki son tedavi yöntemleriyle ilgili de bilgi verdi.
YaÅŸam süresinin uzaması
Kemik yıkımını önleyen ilaçların en çok kullanılanlar olduÄŸunu belirten Rizzoli, bunların yanında yeni kemik oluÅŸumu ve formasyonu için de ilaçlar bulunduÄŸunu bildirdi.
Prof. Dr. Georges Boivin de, yapı, ÅŸekil ve mineralleÅŸme derecesi gibi kemik kalitesini belirleyen unsurların doÄŸuÅŸtan geldiÄŸini, mikro hasar ve kırıkların sayısının artmasının, kemikte kırılmalara yol açabildiÄŸini bildirdi.
Almanya’daki Der Fürstenhof KliniÄŸinin BaÅŸkanı ve Uluslararası Osteoporoz Vakfı Temsilcisi Prof. Dr. Helmut Minne ise, osteoporozun görülmesinde yaÅŸam süresinin uzamasının önemli olduÄŸunu ifade ederek, "24 saat saÄŸlıklı yaÅŸasanız bile yaÅŸlandıkça hastalıklara meyil artar. Bu nedenle osteoporuzu önlemek derken, geciktirmek söz konusu olabilir. Bunun için de kırıkların azaltılması yönünde bilgilendirme çok önemli" diye konuÅŸtu.
Kalça kırıkları ölüme neden olabiliyor
Yapılan araÅŸtırmaya göre, ileri yaÅŸlardaki kalça kırıkları, yüzde 20 oranında kırığı takip eden ilk bir yıl içinde ölüme neden olurken, saÄŸ kalan hastaların yüzde 80’i günlük yaÅŸam aktivitelerinde bağımlı hale geliyor.
Türkiye Osteoporoz DerneÄŸinin kemik tarama ve saÄŸlığı araÅŸtırmasına göre, kemik yoÄŸunluÄŸu Türk erkeklerinde 18-29, kadınlarda ise 30-39 yaÅŸları arasında en yüksek deÄŸere ulaşıyor.
Kemik yoÄŸunluÄŸundaki kayıp erkeklerde 40-50’li yaÅŸlarda, kadınlarda ise 49 yaşından sonra baÅŸlıyor.
Kemik yoÄŸunluÄŸunu etkileyen en önemli faktörler ilerleyen yaÅŸ ve düÅŸük vücut kitle indeksi olarak belirlendi.
Avrupa ülkelerinde yapılan osteoporoza baÄŸlı kırıklarda maliyet analizi çalışmasına göre ise hastane, ameliyat ve rehabilitasyon giderleri dikkate alındığında, kalça kırıkları kiÅŸi başına 8 bin-10 bin avro, ön kol kırıkları da bin-2 bin Avro gibi yüksek deÄŸerde ekonomik kayıplara neden oluyor.